Alışveriş deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.
Dermatolojide Bir Ürünün Gerçekten İyi Olduğunu Nereden Anlarız?
Cilt bakım reyonları her yıl yeni ürünlerle dolup taşıyor ve hangisinin gerçekten işe yarayacağını kestirmek gittikçe zorlaşıyor . Instagram’da mucizeler vadeden kremler, şatafatlı ambalajlar ve iddialı sloganlar arasında kafanız karışıyorsa yalnız değilsiniz. Peki bir ürünün dermatolojik açıdan gerçekten “iyi” olup olmadığını nasıl anlarız? Bu yazıda, bir dermatolog gözüyle, cilt bakım ürünlerinin kalitesini ve etkinliğini değerlendirirken dikkat etmeniz gereken 6 temel kriteri açıklıyoruz. Bilimsel dayanaklardan klinik testlere, içerik listesinden marka güvenilirliğine kadar her noktayı ele alarak, sizi bilinçli kararlar verebilecek donanıma kavuşturmayı hedefliyoruz. Unutmayın, doğru ürünü seçmek hem cilt sağlığınızı korur hem de paranızın karşılığını almanızı sağlar.
Cildimizin geleceğini belirleyen en kritik yapı aslında çoğu zaman en az konuşulan yapıdır: Nem bariyeri.
Kızarıklık, kuruluk, ince çizgiler, hassasiyet, lekelenme eğilimi…
Mükemmel bir makyajın sırrı fondötenin markası ya da fırçanın kalitesi değil ,cildin hazırlığıdır. Bir dermatolog olarak her zaman söylediğim şey çok basit:
Anti-aging kavramı uzun yıllardır retinol, peptitler, C vitamini ve nemlendiriciler etrafında şekilleniyor. Bu içerikler hâlâ güçlü ve etkili; fakat günümüzün cilt yaşlanması yalnızca yüzeyde ilerleyen bir süreç değil. Şehir hayatı, kronik stres, mavi ışık, hava kirliliği ve UV’nin bir araya gelmesiyle cilt çok daha kompleks bir şekilde yaş alıyor.
Kış aylarında birçok kişinin yaşadığı kuruluk, gerilme, kızarıklık ve mat görünüm; yalnızca soğuk hava koşullarının değil, cilt bariyerini doğrudan etkileyen bir dizi çevresel faktörün sonucudur. Dermatolojik açıdan bakıldığında kış mevsimi, cildin biyolojik dayanıklılığının en çok test edildiği dönemdir.